Özel Günler (Doğum Günü, Kutlamalar, Vedalar) icinde Vurulduk Ey Halkım Unutma Bizi!..19 Yıl Oldu Unutmadık Uğur Ağabey konusu , Dağ gibi, karayağız birer delikanlıydık.Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. Arabalar sırıl sırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yasayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde …
|
|||||||
|
|
#1 |
![]() ![]() Dağ gibi, karayağız birer delikanlıydık.Babamız, sırtında yük taşıyarak getirirdi aşımızı, ekmeğimizi. Arabalar sırıl sırıl ışıklarıyla caddelerden geçerken bizler bir mum ışığında bitirdik kitaplarımızı. Kendimiz gibi yasayan binlerce yoksulun yüreğini yüreğimizde yaşıyarak katıldıkk o büyük kavgaya. Ecelsiz öldürüldük. Dövüldük, vurulduk, asıldık, Vurulduk ey halkım unutma bizi… Yoksullugun bükemedigi bileklerimize celik kelepceler takıldı. Iskence hücrelerinde sabahladık kac kez. Isteseydik, diplomalarımızı, mor binlikler getiren senetler gibi kullanırdık. Mimardik, mühendistik, doktorduk, avukattık. Yazlık kışlık katlarımız, arabalarımız olurdu. Yüreğimiz, işçiyle birlikte attı.Yaşamımızın en güzel yıllarını, birer taze cicek gibi verdik topluma.Bizleri yok etmek istediler hep. Öldürüldük ey halkım, unutma bizi. Fidan gibi genc kizlardık. Hayat, şakırdayan bir şelale gibi akardı gözbebeklerimizden. Yirmi yaşında, yirmi bir yaşında, yirmi iki yaşında, iskencecilerin acımasiz ellerine terk edildik. Direndik küçücük yüreğimizle, direndik genc kızlık gururumuzla. Tükürülesi suratlarına karşı bahar cicekleri gibi. Utanmadılar insanliklarından, utanmadılar erkekliklerinden. Hücrelere atildik ey halkım, unutma bizi… Ölümcül hastaydık. Bağırsaklarımızz düğümlenmişti. Hipokrat yemini etmis doktor kimlikli iskencecilerin elinde öldürüldük acınmaksızın. Gelinliklerimizin ütüsü bozulmamıştı daha. Cezaevlerine kilitlenmis kocalarımızın taptaze duyularına, birer mezar taşı gibi savrulduk. Vicdan sustu. Hukuk sustu. Insanlık sustu. Göz göre göre öldürüldük ey halkım, unutma bizi… Kanserdik. Ölüm, her gün bir sinsi yılan gibi dolaşıyordu derilerimizde. Uydurma davalarla kapattılar hücrelere. Hastaydık. Yurt dışına gitseydik kurtulurduk belki. Bir buçuk yaşındaki kızlarımızı öksüz birakmazdık. Önce kolumuzu, omuz başından keserek yurtseverlik borcumuzun diyeti olarak firlattik attık önlerine. Sonra da otuz iki yaşında bırakıp gittik bu dünyayı, ecelsiz. Öldürüldük ey halkım, unutma bizi… Giresun´daki yoksul köylüler, sizin icin öldük. Ege´deki tütün iscileri, sizin icin öldük. Doğu´daki topraksız köylüler, sizin icin öldük. Istanbul´daki, Ankara´daki isciler, sizin icin öldük. Adana´da paramparca elleriyle, ak pamuk toplayan isciler, sizin icin öldük. Vurulduk, asıldık, öldürüldük ey halkım, unutma bizi… Bağımsızlık, Mustafa Kemal´den armağandı bize. Emperyalizmin ahtapot kollarına teslim edilen ülkemizin bağımsızlığı icin kan döktük sokaklara .Mezar taşlarımıza basa basa, devleti yönetenler, gizli emirlerle başlarımızı ezmek, kanlarımızı emmek istediler. Amerikan üsleri kaldırılsınn dedik, sokak ortasinda sorgusuz sualsiz vurdular. Yirmi iki yaşlarındaydık öldürüldüğümüzde ey halkım, unutma bizi… Yabanci petrol sirketlerine karsi devletimizi savunduk, kominist dediler. Ülkemiz bağımsız değil dedik, kelepceyle geldiler üstümüze. Kurtuluş Savaşında emperyalizme karşı dalgalandırdığımız bayrağımızı daha da dik tutabilmekti bütün çabamız. Bir kez dinlemediler bizi. Bir kez anlamak istemediler. Vurulduk ey halkım, unutma bizi.. Henüz cocukluğumuzu bile yasamamıştık. Bir kadın eline değmemisti ellerimiz. Bir sevgiliden mektup bile alamamıştık daha. Bir gece sabaha karşı, pranga vurulmus ellerimiz ve ayaklarımızla çıkarıldık idam sephalarına. Herkes tanıktır ki korkmadık. Içimiz titremedi hic. Mezar toprağı gibi taptaze, mezar taşı gibi dimdik boynumuzu uzattık yağlı kementlere… Asıldık ey halkım, unutma bizi.. Bizi öldürenler, bizi asanlar, bizi sokak ortasinda vuranlar, agabeyimiz, babamız yaşlarındaydılar. Ya bu düzenin kirli çarklarina ortak olmuslardı, ya da susmuslardı bütün olup bitenlere. Öfkelerini bir gün bile karşısındakilere bağırmamış insanlarin gözleri önünde öldürüldük. Hukuk adına, özgürlük adına, demokrasi adına. Batı uygarlığı adına, bizleri bir şafak vakti ipe çektiler. Korkmadan öldük ey halkım, unutma bizi… Bir gün mezarlarımızda güller açacak ey halkım, unutma bizi…! Bir gün sesimiz, hepinizin kulaklarinda yankılanacak ey halkım, unutma bizi. Özgürlüge adanmış bir top cicek gibiyiz şimdi, hep birlikteyiz, ey halkım, unutma bizi, unutma bizi, unutma bizi, UNUTMA BİZİ …. ![]() 22 Ağustos 1942 de Kırşehir’de doğan Uğur Mumcu ilköğrenimini Bahçelievler’deki Ulubatlı Hasan İlkokulunda tamamlamıştır. Cumhuriyet Ortaokulu ve Deneme Lisesini bitirmiş 1961de Ankara Hukuk Fakültesine girmiştir. 1965te Hukuk Fakültesini bitiren Mumcu kısa bir süre avukatlık yaptıktan sonra dil öğrenmek için İngiltere’ye gitmiş dönüşünde de Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Prof. Tahsin Bekir Baltanın asistanı olmuştur.12 Mart Muhtırasının ardından Prof. Alacakaptan ile birlikte tutuklanıp 7 yıl hapis cezası almıştır. Fakat bu cezası Yargıtay tarafından bozulmuştur. Bu nedenle askerliğini “sakıncalı piyade” olarak Ağrıda yapmıştır. Gazetecilikte karar kılan Mumcu Yön Kim Devrim Türk Solu Ortam Akşam Milliyet ve Yeni Ortam gazetelerinde yazdıktan sonra uzun süre Cumhuriyet gazetesinde yazmıştır. İki çocuk babası olan Mumcu 24 Ocak 1993 te öldürüldü. Ölümünden önce 25 kitabı yayımlanmıştır.Yakın çevresi tarafından etkin coşkulu çok okuyan araştıran ve sorgulayan bir gazeteci olarak tanınmaktadır. Türkiye’de “laiklik” “hukuk” “insan hakları” “demokrasi” dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri Uğur Mumcudur. Mumcu meraklı ve araştırmacı belge ve bulgularla konuşan bir gazetecidir. Özellikle hayali ihracat olayları silah ve uyuşturucu kaçakçılığı PKK-MİT bağlantısı Apo’nun kimliği İpekçi suikastı konularında kalem oynatmıştır. Cumhuriyet gazetesindeki Gözlem adlı köşesinin son konuları “MOSSAD ve Barzani” “PKK-Uyuşturucu Bağlantısı” “PKK-Silah Kaçakçılığı”dır.Ø24 OCAK 1993- KANLI PAZAR Mumcu ailesi Cuma günü akşam yemeğini dışarıda yediler ve yemek dönüşü Renault marka arabalarını yan apartmanın karşısına par ettiler. Mumcu arabasını genellikle güvenlik açısından 50 metre uzaklarında bulunan Tunus Büyükelçiliği yakınlarına polis noktasına yakın bir yere park ederdi. Fakat Cuma akşamı her zaman park ettiği yer doluydu. Mumcu iki gün boyunca arabasını kullanmamıştı. 24 Ocak Pazar günü eşi Güldal Hanımla Ankara Üniversitesi İbn-i Sina Hastanesinde yatan Prof. Dr. Kazım Türker’i ziyaret edeceklerdir. Mumcu evden eşinden önce çıkar arabasına biner ve polis raporlarına göre kontak anahtarını çevirmeden arabasına yerleştirilen bomba hareket geçer ve patlar. Bomba tahrip gücü yüksek bir bombadır ve Mumcunun sol tarafı tamamen parçalanır. Cinayetin soruşturmasını yürüten Ankara DGM Başsavcısı Nusret Demiral Mumcu cinayetinde RDX patlayıcı madde içeren C4 bomba tipinin kullanıldığını bu tip bombaların genellikle yabancı terör örgütlerince kullanıldığını söylemiştir. Dönemin cumhurbaşkanı Turgut Özal olayı duyunca şu ifadeleri kullanmıştır:”Bu bir provokasyondur.” Mumcu cinayetinin provokasyon olduğu bir çok çevre tarafından benimsenen bir tezdir. Türkiye 1990da yine hassas bir döneme girmişti. Türkiye yine bir çatışmanın içine sürüklenmek isteniyordu: Laik-anti-laik çatışması.24 Ocak 1993 gününden itibaren bütün devlet birimleri seferber olmuştur. MİT CIA ve İsrailin gizil haber alma örgütü MOSSAD’dan cinayeti çözmek faillerini ve perde arkasındaki güçleri ortaya çıkarmak için yardım istemiştir. Ankara DGM Başsavcısı Nusret Demiral cinayeti çözmek için 1 yıllık süre istemiş ve 1 yıl içinde cinayeti aydınlatacağını iddia etmiştir. Adardan yıllar geçti Nusret Demiral emekli oldu fakat Mumcu cinayeti hala aydınlatılamadı. Uğur Mumcu o dönemde Muammer Aksoy dosyasını soruşturan Demiral için “Demiral eski başbakan Özal’a yönelen suikastın soruşturmasını da yapmış saldırgan ele geçtiği halde olayın gerçek nedenini kanıtlayamamıştır. Aksoy cinayetini soruşturmak Kartal Demirağ olayını soruşturmaktan daha güçtür. O zaman yapılacak iş belli. Özel bir yasa çıkarıp Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına bağlı savcı polis ve MİT görevlilerinden bir kurul ile olaya el koymak...” ifadelerini kullanmıştır.Mumcu öldürülmeden önce PKK istihbarat örgütleri Kürtler İsrail devlet içinde yuvalanmış çeteler yolsuzluk konularında yazılar kaleme almıştır. Pek çok konuda yazılar yazan Mumcunun sevmeyeni daha doğru bir ifadeyle rahatsız ettikleri de çoktur. Bu çokluk cinayetin çözümünü daha da zorlaştırmaktadır.
__________________
![]() *ŁǎωΫεЯвσΙ* tarafından (24.01.12 Saat 09:46) değiştirildi. |
|
|
| Aşağıdaki 4 üyemiz *ŁǎωΫεЯвσΙ* üyemize bu mesajından dolayı teşekkür etti: |
|
|
#2 |
|
Unutmadık, unutmayacağız... Mekanın cennet olsun. Sana bunu yapanlar ve yapanları bulamayan şerefsizler insanım diye dolaşmaya devam ettikçe adalete inancım yok...
|
|
|
| The Following User Says Thank You to Herkes1Ben1 For This Useful Post: |
|
|
#3 |
|
Derin devletin pkk ile ilişkilerini keşfetmenin bedelini caniyla ödedi.
Sen öldün gittin Dün seni ananlar, sokağında mumlar yakanlar, bugün derin devletin en büyük savunucuları oldular maalesef. Bu devran böyle döndükçede sen ve senin gibi gerçek aydınlar da boş yere ölmeye devam edecekler. Bugün yerinize kendine aydın diyen vatan hainleri kondular. Deül 18 yıl 180 Yılda geçse aydınlanmayacak ölümler Ama yetişmiyor Abdi İpekçiler, Uğur Mumcular $€N©€®68 tarafından (21.01.11 Saat 17:46) değiştirildi. |
|
|
| The Following User Says Thank You to $€N©€®68 For This Useful Post: |
|
|
#4 | |||||||||||||||||||||||
kesinlikle doğru.. bildiklerini turgut özala anlatacaktı fakat o tarihlerde özal yurtdışında tedavide olduğundan eşref bitlis e anlattı.. önce mumcu sonra eşref bitlis ve özal hepsini ortadan kaldırdılar.. artık nasıl bi bilgiyse.. |
||||||||||||||||||||||||
|
|
|
#5 |
|
Hala fail meçhul mu?
Fail bulunsa bu sefer müruru zaman mı (zaman aşımı) devreye girecek acaba? |
|
|
|
|
#6 |
|
anıyoruz
|
|
|
|
|
#7 |
|
analım...
|
|
|
|
|
#8 |
|
Yeni konuyla ansaydık keşke...
|
|
|
|
|
#9 |
|
Unutmayan 2-3 kişi olduğumuzu gördükçe içimden bile gelmiyor ki..
|
|
|
|
|
#10 |
|
her aklıma geldiğinde üzülürüm isyan ederim bu duruma.. saygıyla anıyoruz
|
|
|
![]() |
| İşaretlemeler |
| Seçenekler | |
|
|