Hayat.
iDoFrM.oRG | iDoFoRuM | Efsaneler Ölmez Sadece Şekil Değiştirir

  • Ana Sayfa
  • Oyun Parkı
  • Fotoğraf Albümü
  • Forum Kuralları

Hayat.

İdo Sözlük icinde Hayat. konusu , Bir. İki. Üç. Buum! Hoşgeldin Bebek! Bu kadar basit, bu kadar kolay işte hayata bir nefes daha katmak. Kimimiz daha ilk günden şanslı, kimimize talih sonradan uğruyor, kimimize ise baştan …


Geri Git   iDoFrM.oRG | iDoFoRuM | Efsaneler Ölmez Sadece Şekil Değiştirir > Sizden Bizden İçimizden Her şey.. > İdo Sözlük
Eski 19.08.10, 18:25   #1
Red face Hayat.




Bir.
İki.
Üç.
Buum!
Hoşgeldin Bebek!
Bu kadar basit, bu kadar kolay işte hayata bir nefes daha katmak. Kimimiz daha ilk günden şanslı, kimimize talih sonradan uğruyor, kimimize ise baştan sona kör talih eşlik ediyor.
Hiç birimizin kafasında ilk yıllarımıza ait bir görüntü, bir ses yok. Büyüklerimizden dinlediğimiz kadarını biliyor, hayal ediyoruz. Böyle bir çocukmuşum, böyle yapmışım. Tek kullandığımız -mışım, - muşum ekleri. Eksikleri tamamlayanlar bizleri büyütenler.
Öyle yada böyle bir şekilde büyüyoruz. Kısa kısa anılar artık canlanmaya başlıyor zihnimizde. Yaramazlıklar, suçlar, cezalar. Gülerek anlatıyoruz. Yıllar öncesi hıçkıra hıçkıra ağlarken, şimdi gülüyoruz, güldürüyoruz.
Omzumuzda ki en ağır yük okul çantası! Ne kadar ağır bu böyle! Her sabah erken kalkmak. Sabahları televizyonda yayınlanan çizgi flimleri kaçırmak ne kadar kötü bir şey. Bir heves başladığımız okul, bir zaman sonra azap gibi geliyor. Hemde öyle böyle değil, cehennem azabı bu! Eve gidilecek, ödevler yapılacak. Ya sokak? Ya oyun? Hemen ödevlerimizi bitirelim. Bitirelim ki çıkalım sokağa. En kutsal görevimiz sokaklarda, mahalle aralarında sürdüğümüz oyunlar. Kimi zaman gelir son nefes bağarırız. Annneeeee! Para at! Topumu at! Oyun oynuyoruz. Bölünmez ki! Bölünemez! Vakit kaybı merdivenleri tırmanmak. Bir görevimiz daha var. Markete gitmek. Tek ödülümüz var, para üstü. Koparabilirsek bir parça ne mutlu bizlere. Haydi şekerlemelere, çikolatalara. Hepsini bir anda yeme çabamız. Yemezsek biter ki! Ayaklanır markete geri gider. Bitirmeliyiz. Hepsini yemeliyiz!
Bayramlar. En güzel günler. Bayramlık alışverişler en heycanlı şeyler. Arefe gecesi, özenle yerleştirdiğimiz kıyafetlerimiz. Giymek için can attığımız, sanki hiç eskimeyecek sandığımız kıyafetlerimiz. Bayram sabahı. El öpmek, bir buse para demek. Nasıl da öpülmez ki o eller. Sonra koş markete, dilediğini, dilediğin kadar al! Bizim o para, biz kazandık.
Zaman ilerler ama biz göremeyiz.
Sokak sahneleri yavaştan silikleşir. Artık bir işin ucundan tutma zamanı. Kaçabilirsek, sıvışabilirsek zafer bizim. Nasıl kaçsak, nasıl atlatsak ki? Çoğu zaman zafer hep onların olur. Kalk, getir, götür, yap, et! Sıkıldık! Yeter artık! Ne kadar çok iş bunlar böyle. Arkadaşlarımızla toplanmak, Oturup saatlerce gerçek dışı şeylerden konuşmak. Her şeyi bildiğimizi sandığımız zihinnlerimizde "Valla ki doğruyu söylüyorum, böyle olmuş!"larımız.
Ve Aşk'ı tanımak. İlk aşklar, ilk heycanlar. Hiç bitmeyecek, ölene kadar seveceğim navralarını attığımız dönemler. Başkasıyla mı konuştu? Hayat bitti bizim için! Her şey bitti! Ellerimize dokunduğu ilk an. Günlerce akıldan çıkmayan, sevinç çığlıklarımızı içimizden attığımız o an. Ey aşk! Ne kadar da güzelsin sen. Ne kadar da coşkulusun. Genellikle bir çoğu belki de hepsi kötü bir şekilde son bulur. Çaresizlik, umutsuzluk. " Bir daha hiç aşık olmayacağım!"lar. Gizli gizli ağlamalar, kaçamak hayaller, en yakın arkadaşa anlatmaktır tek yapılan. Bir yandan da büyüklerin istediklerini yerine getirmek! Hayat hiç güzel bir şey değilmiş! Keşke büyüsem de bunların hepsi son bulsa! "Büyümek İstiyorum!"
İlk aşkların yanında ilk yalanları da yaşarız/yaşatırız. Bir iki atlatırız sonra güm! Yakalandık işte. Ya telefon alınır elden yada yasaklar konulur hemen. Yalan mı söyledik, en büyük günahkar biziz. Aklımız elimizden alınanlarda. Aradan vakit geçer, önce acıklı bir bakış, sonra "Özür dilerim" ardından bir öpücük, eski günler geliverir hemen geriye. Ya ders alırız ya da "Amaaan affeder ne de olsa" diye düşünüp devam ederiz.
Zaman ilerler ama biz göremeyiz.
Vitrinde gördüğümüz, bizim olmayan her şey dünyanın en güzel şeyidir. O olsa neler olur neler, ama bizi anlamıyorlar işte. Her istediğimiz olmasa da kimilerini gösterdiğimiz anda sahip oluruz. Sadece bir parmakla işaret etmek yeterli. "Bunu istiyorum." Poşete özenle konulmuş elimizdedir. Kocaman gülümsemeyle gideriz. Kimbilir kimleri kıskandırcaz, kimlerin dikkatini çekeceğizdir.
Bu zamanlar biz her şeyi biliriz, bilmeyenler onlardır. Anlayışsız, katı, kuralcı büyüklerimiz. Deneriz bazen anlatmaya ama yok anlamazlar, kalın kafalı işte hepsi! Büyüdük! Anlamıyorlar ama. Biz büyüdük görüyor musunuz? Yok, yok görmüyorlar. Asilik, hırçınlık. Her şeyi yaparız. Bizim için önem taşıyan şeyler neden bir hiç gibi görürler anlam veremeyiz. Biz bir büyüyelim asla böyle olmayacağız. Çocuklarımıza asla böyle yapmayacağız. Biz çektik bari onlar çekmesin.
Geleceği düşünme aralıkları başlar. Ne olsam, hangi okula gitsem. Üniversiteli olsam! Bir gitsek gerisi çok kolaydır. Ama önümüze ne kadar da çok engel koymuşlar. Çalış, çalış sonu yok ki! Bu böyle olmaz bu sistem değişmeli. En büyük düşmanımız olur ders kitapları. Hemen hemen hepsi elinde bıçakla bizleri bekleyen katil. Sıkıla sıkıla, zorla yaparız. Kimimiz hemen kazanırken kimimiz elde sıfır, tekrar deneriz ya da hayata karışırız.
Pişmanlıkları yavaş yavaş yaşadığımız dönem. Keşke geçmişte şöyle yapsaydım, keşke şunları yapmasaydım. Kimimiz kabullenmez son çare çırpınır durur. Kimimiz de kabul eder, iş işten geçmiştir der ve yoluna devam eder.
Okul biter. Gidenler ve gitmeyip kalanlar. Herkes eşittir artık. Tek bir amaç vardır; hayatta kalmak. Ayakta durmak. Kimimiz yeni bir hayat kurmayı tercih ederken bir başkası ile, kimimizde yalnız devam eder yoluna. Ve Zaman çığ gibi akıp gider gözlerimizin önünden. Durdurmak imkansızdır. Geçme, geçmesin diye haykırsak nafile. Girdap gibi almıştır bizi içine, savurur, düşürür, yükseltir, parçalar. Elden gelen hiç bir şey yoktur. Seçimler bile ona, Hayat'a bağlıdır.
Bir bakmışız ki bizler gerçekten büyümüşüz. O katı, kuralcı, anlayışsız insanlardan olmuşuz farkında olmadan. Çünkü doğru olan odur, bizi anlamayan çocuklarımızdır. Çünkü daha Hayat'ın farkında değildirler. En kötü saydıkları suçlarına verdiğimiz cezaları onlar için, doğru insan olmaları için.
Şöyle bir geriye dönüp bakarız ki, her şey ama her şey var işte şu hayatımızda. Hatalar, pişmanlıklar, doğrular, zaferler, hüsranlar, ölümler, sevinçler, her şey var. Peki ya bizler? Aynı mıyız? Öyle olduğunu sanarız da yanılırız. Aynı değilizdir. Rolden role girmişizdir. Bir senaristtin oynunu farklı karkterlerde oynarken, artık senarist kendimiz olmuşuzdur. Her karar bize kalmıştır.
Özlem duymaya başlarız.
Keşke şimdi onlar olsa, o katı, kuralcı, anlayışsız insanlar olsa. Ben her söyleneni yapsam, tek yüküm onların istediklerini yerine getirmek olsa Keşke.
İstemeden, farkında olmadan geriye dönülmez hatalar yaparız. Keşke yıllar öncesinde olduğumuz gibi bir özür dilemekle, içten bir öpücükle her şey geri gelse. Tek pişmanlığını duyduğum şey onlara yaptığım, onların gözünde bir hiç benim içinse yapılan en kötü, en ayıp şey olsa Keşke.
Keşke her aşk o ilk aşklar gibi olsa. Katıksız, saf. Aşk'tan gelen yaralar keşke iki damla gözyaşı ile son bulsa. Aşk, keşke çocuk kalsa.
Komik gelir artık bize o zamanlar söylediğimiz büyümek istiyorumlar. Keşke o yaşlarda olsak yine büyümek istiyorum desek ama hiç büyümesek keşke.
Bizim olmayan her şeyin güzel olduğunu düşünsek yine keşke. Hep fazlasını istesek. Yetinmek için çabalamasak.
Kısacası keşke hep çocuk kalsak. Dünyanın uydusuna yine ay dede desek, şimşekler çaktığında Allah baba kızdığını sansak, en büyük acımız dizlerimizde olan yaralar olsa.
Büyüdük! Zaman ilerledi ve neredeyse bizim için son buluyor yoksa siz görmüyor musunuz?


Peki sizce hayat nedir?
__________________
!!!




  Alıntı ile Cevapla
Eski 26.08.10, 16:13   #2
Standart Cevap: Hayat.

ben neyzen ustanın sözüne katılıyorum.
''Hayat içi su dolu bir fıçıya benzer. Bu suyu birden içsen de biter, yavaş yavaş içsen de biter.'' ( N.Tevfik )
  Alıntı ile Cevapla
Eski 02.02.11, 00:14   #3
Standart Cevap: Hayat.

..................... Beni neden yoruyorsun? ............................

Bknz; Ruhun bedendeki serüveni..

ZeMHeRi tarafından (04.02.11 Saat 18:03) değiştirildi.
  Alıntı ile Cevapla
Cevapla

İşaretlemeler

« Devıl_61 | KmL »
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni konular gönderemezsiniz
Mesajlara cevap yazamazsınız
Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB Kodu açık
[IMG] Kodu açık
HTML-Kodu kapalı
Trackbacks are açık
Pingbacks are açık
Refbacks are açık


isminiz@idofrm.org
MSN Adresi İçin Tıkla

Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlı. Şuanki Zaman: 22:35.

idoforum isminden de anlaşılacağı üzere bir forum sitesidir ve siteye gönderilen tüm mesajlar onaydan geçmeksizin anında paylaşılmaktadır. idoForum yönetimi yazılan mesajlardan sorumlu değildir, tüm sorumluluk mesajı yazan kişilere aittir. Yasalara aykırı bulduğunuz mesajları linkleriyle beraber admin@idofrm.org adresine bildirebilirsiniz. Şikayetiniz en kısa sürede incelemeye alınacaktır..
For English: Please let us know any illegal activity to admin@idofrm.org
Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.5.1 PL1
Alexa Toolbar iGoogle
sayaç